Köyden

Köyden kategorisindeki tüm yazılar

Menzil’de bir gün…

Mayıs 10, 2008 Tarihinde usluu Tarafından yayımlandı

MENZİLDE BİR GÜN

    Menzil de zaman bir başka geçer.
    Öğlenin sıcağı sabahın serinliğini almaya başladığında girersiniz menzil kavşağından.
    Köyün girişinde bir biriyle yükseklikte yarışan iki minare selamlar sizi
    Üçüncü minare tevazuyu temsil eder sonradan selam verir sultanına gelen sofilere.
    Arabadan indiğinizde sizin günahlarınıza kefaret gelecek sıcağını gönderir yüzünüze güneş.
    Eğer içinizde yanıyorsa o güneş kadar,işte o zaman güneş size tesir edemez.
    Zamanın mekanın sıcağın ehemmiyeti kalkar.
    Öğleyi beklersiniz.Öğlen geldiğinde bir sevinç kuşağı kalbinize sarılır.Heycanı tadarsınız sıcağın altında.
    Sultanı beklersiniz tüm heybetiyle.Sultan size sanki asr-ı saadeti hatırlatır.
    Bazen sultan Menzil de yoksa halifesi gelir namazı kıldırmaya.
    Gönül sultanını beklerken halifesini gören kalp tekrar şahlanır.Halifede sultanını görür sanki kalp.
    Gönülden namaz kıldırışı insanı cezbeder.Ötelere dilbeste olur gönül.Yelken açar bilinmezliğe.
    Geçmişini düşünür ne olacağını,neler yaptığını.Kayda değer bir şeyde bulamaz geçmişte.
    Yazık bana der nasıl da dalıyoruz dünyaya.
    Öğlen namazı bitince yeni bir heycan belirir kalbinde insanın.Markat yoluna çıkar kişi.
    Sultanların yanına,büyüklerin yanına,evlad-ı rasula ve sadat-ı kirama.
    İkindiye kadar dükkanlarda geçer hayat.Kimisi mübarek mescitte yatmaya gider.
    İkindi olduğunda sevda yüreğine düşer sofinin.
    Seydasına kavuşacağını haber alır bir kısmı.Bir kısmıda halifeyi bekler yine namazda.
    Yol açıldığında yine ümitvari gözlerle bakar kapıya.Gözler hasret kaldığı sultanı görmeyi özler.
    Kapıda ilk önce halifeler gözükür.Ağızlar kalplere dayalı cezbeye hazırdır artık.
    Ne zaman görünürse sultan sanki patlayacak bir bombayı andırır halleri.
    Sofiler sağa ve sola yığıldığında kızıldenizi anımsatır.Sanki Musa asayı vurduda deniz yarıldı
    Sultan da bu yoldan Musa timsali heybetle geçer halifelerden sonra.
    Sultanın selam vermesiyle pimi çekilir sanki sofilerin.Hepsi olan gücüyle alır selamı.
    Sultan geçtikten sonra arkadan firavunlar gelmesin dermişcesine kapanır bir birine insanlar.Açılmaz bir kilit olurlar sanki.
    İkindi bittiğinde herkesin gözü ön saftadır.davet var hatme-i hacegana.Hatme yapılır koca camide.
    Hatme bitince sultana koltuk hazırlar birisi.
    Sultan elini verir sofilerine herkes eline kilitlenir sultanın.Elini görür birtek gözler.
    Eline sarılanlar hem öpüp hem koklamaya hemde yumuşaklığını hissetmeye çalışırlar.
    Sultan kaşını bile çatmaz kimseye.sultanın halinden anlayan vekiller ikaz gönderir kendini kaybeden sofilere.
    Sonra Gavsın elinden nasibini alanlar camiden çıkarlar.Gavs yolculara tevbe vermektedir.Yorulma bilmez ellerini ipe dolar.
    Sanki her söylediği tevbede bize bir nasihat verir.Söz alır sofilerden bir daha yapmayacaklarına dair yaptıkları hataları.
    Akşam olduğunda artık dışarıda saf tutar cemaat.Öncelikle sultanın geçeceği yere oturur sofiler.
    Akşam ezanı bittiğinde herkes yavaş yavaş toplanır.Ve ayağa kalkar cemaat.Kapıdan sultanın gelmesini beklerler.
    Sultan gelirken sofiler yine kendinden geçer.Bir heybet görürler tam ihtişamıyla.
    Serin havada kılınan namazda insanların duyguları değişir.Sanki dünyayı menzil köyü gibi görmeye başlar insanlar.
    Akşam bittiğinde tevbe verilmeye başlanır.Yatsıya kadar devam eder tevbe.Tevbe alan vekilin yanına koşar.
    Henüz vekilden talimatı alınca yatsı okunur.İçten okunan ezan insanı ruh alemine taşır.
    Yatsıda bitince sultan evine doğru yol alır.Herkes ayağa kalkar ve onu uğurlar.
    Sofiler artık talimatı uygulamak için biraz zamanın geçmesini beklerler.
    Ve banyo sırasına girer sofiler.Banyoda suyun altına girenler bilirler.yukarıdan akan suyla vücutları serinler.
    Banyodan çıkınca konuşma orucuna başlanır.Etrafta hep işaretle anlaşan kişiler boy gösterir.
    Sabah olunca herkes kalkar.Hemen,herkes avluya yönelir.Kimisi uykunun tesirindedir.Kimiside kalkıp teheccüt kılmaya başlamıştır bile.
    Sultan kapıda görününce herkes ayağa kalkar.Uyuklayanların uykusu gider.Pür dikkat sultana bakarlar
    Onun rahmet pınarı kaynaklı gözlerini yudumlar,nazarlarını gözleriyle ab-ı hayat gibi içerler.
    Seyda geldiğinde selam verir.Tevbeli olanlar selamı almak isterler fakat bir engel vardır boğazlarında.
    Onlarda içlerinde depremler yaparcasına alırlar selamı.Ve sabah namazıda kılınır.
    Sabah namazından sonra kimisi tesbihini çeker kimiside gecenin yorgunluğunu atmak için avluya yatar.
    Sabah olduğunda artık ayrılma vakti gelmiştir.Hiç kimse ayrılmak istemesede uğurlar onları üç tane arşa yükselen minare.
    Ve kendi kendine söz verir her ayrılan menzilden “nasipse seneye…”

    alıntıdır(mezil net)

GAVSI SANI COK MERHAMETLI!!

Temmuz 30, 2007 Tarihinde usluu Tarafından yayımlandı

duvar_kagitlari-140.jpg

Bu yil ziyarette bizzat kardesimizin daha önceki ziyareti sirasinda kendi sahit oldugu bir olayi sizlerle paylasmak istiyorum.

Gavs hz. hane.i saadetten camiye namaza giderken onun gecisini bekleyen sofilerden birisi mübaregin arkasindan kosar ve cübbesinden yakalar.

Öyle hizli asilr ki gavs hz. arakaya dogru egilir nerdeyse dengesi bozulacak.

Arkasini döner asasini sofiye dogrultup uzatir , iasaret eder gibi gazapla :

-SOFIIIIII!!!

der.Demesiyle birlikte sofi paaaat diye nasil bir agaci keserken agac dümdüz düser ya sofi de yere öyle düser, kendinden gecer.

Kendine geldiginde yaptigina pisman bir vaziyette aglamaktadir.

Orda bulunan bir sofi de:

Dua et mübarek cok sevkatli, ben onun yerinde olsaydin o asayi kafana yerdin !

Rabbim sonumuzu hayreylesin.

Illa edeb illa edeb!!

EDEB YA HU!!!!