Kalp hikmetin, beden nefsin kaynağıdır

Kasım 2, 2008 Tarihinde usluu Tarafından yayımlandı
KALP HİKMETİN, BEDEN NEFSİN KAYNAĞIDIR

Ebu’d-Derda (R.A.), Hz. Peygamber (A.S.)’den duyduğu şu hadis-i şerifi naklediyor:

“İlim elde etmek için yola çıkan kimseyi, Allah(cc) cennet yollarından bir yola iletir. Melekler, ilim talebelerinden memnun oldukları için üzerlerine kanatlarını gererler. Gerçekten ilim elde etmek için uğraşana, gök ve yerdeki bütün varlıklar, hatta sudaki balıklar bile istiğfar ederler. İlim sahibi alimin, sadece ibadet eden abidden üstünlüğü, dolunayın ışık vermede diğer yıldızlardan üstünlüğü gibidir. Muhakkak alimler peygamberlerin vârisidir. Peygamberler, dirhem ve dinar gibi bir mal miras bırakmadılar. Onlar sadece ilm-i zahir ve ilm-i batını miras bıraktılar. Kim bu ilimden alırsa, büyük bir pay elde etmiş olur.”

Beşeriyetin babası Hz. Adem (A.S.)’e verilen ilk şey ilim ve hikmet oldu. Daha sonra bu evlatlarına intikal etti. O’na unutma, şeytana ve nefsine uyma özellikleri de verildi. Bu da çocuklarına intikal etti.
Kur’an-ı Mucizü’l Beyan’da bildirildiği üzere Zekeriya (A.S.) dua etti ve Allah(cc)‘tan risaletine vâris olacak bir evlat istedi. Zira peygamberler miras bırakmazdı.

“Alimler, peygamberlerin vârisidir.” hadis-i şerifine göre acaba hangi ulema Allah(cc) Rasulü’nün vârisidir?

Mal ve meta peşinde koşmayan hoca alimdir. Eğer bir hoca mal ve metayı hedefleyip, sadece bunları miras bırakırsa, bu hal hadis-i şerife muhaliftir. Böylece, ulemanın bir vasfı ve Ebu’d-Derda Hazretleri’nin naklettiği hadis-i şerifin sırrı ortaya çıkmış oldu.

Allahu Tealâ, Adem (A.S.)’ı yaratacağı zaman Cebrail (A.S.)’a yeryüzünün dört bir tarafından birer avuç toprak getirmesini emretti. Getirilen bu değişik topraklar yoğurularak Adem (A.S.)’m vücut hamuru meydana geldi. Allahu Tealâ, Adem (A.S.)’ın toprağının cevherlerine hitab-ı ilâhîyi işitme ve cevap verme kabiliyetlerini bahşetti.
Allahu Tealâ, Adem (A.S.)’ın hamurunu tamamlayıp, ruhundan nefyettiği zaman, böylece ilim ve hikmet de kendisine verilmiş oldu. Böylece O, kendisine ruhun üflenmesi ile ruh ve ruhanî özelliklerin sahibi, yaratılış toprağının cevherinde bulunan türlü istidatlarla da nefis ve nefes sahibi oldu. Yani Adem (A.S.)’ın kalbi hikmetin, bedeni heva ve nefsin kaynağı olurken, tabiatı da nesilden nesile intikal etti. İlim ve hikmet ise, Ebu’d-Derda hadisinin sırrıyla ancak ona talib olanlara kaldı. Yani her babadan oğula ilim ve hikmet geçmedi. Allahu Tealâ ilmi, ilim talebi ile yola çıkan kimseye verdi.

Adem (A.S.)’m oğlu Habil, torunları Şit (A.S.), Hud (A.S.) Nuh (A.S.), ilim ve hikmet sahibi olurken, diğer oğlu Kabil ise nefis ve hevanın sahibi oldu.

Bu hal ile Adem (A.S.) maddi doğum ile nefsi, manevi doğum ile ilim ve hikmeti ve dolayısıyla mürşidliği, veliliği, nebiliği evladlarma intikal ettirdi. Bu miras, yaradılışımızdaki manevi cevherden, ilim ve hikmetten kaldı. Artık dileyen, manevi doğuştaki ilim ve hikmeti tahsil için mürşidini aradı. Dileyen de maddi doğuşun tabiatında kaldı.

Mehmet Ildırar

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: