ŞEYTANIN ÇALIŞMA METODU

Şubat 27, 2008 Tarihinde usluu Tarafından yayımlandı

sasnp7.gif

Herkese ilişkin hüküm verilip iş işten geçtikten sonra şeytan, cehennemliklere der ki;

«Hiç kuşkusuz Allah’ın size yönelik vaadi doğru idi, ben ise size verdiğim sözü yerine getirmedim.

Benim size yönelik, somut bir yaptırım gücüm yoktu, sadece sizi yoluma çağırdım, siz de çağrıma uyuverdiniz.

O halde beni suçlamayınız, kendinizi suçlayınız,

şimdi ne ben sizi kurtarabilirim,
ne de siz beni kurtarabilirsiniz.

Aslında vaktiyle beni Allah’a ortak koşmanızı da onaylamış değildim. Hiç kuşkusuz zalimler, acıklı bir azap çekeceklerdir”

O, ilk ve en eski düşman;
Cennetten kovduran, fani dünyaya taptıran:

Damarlarımızda dolaşıyor, uzakta değildir.

İlk insandan beri çalışıyor, deneyimlidir.

Korsan değildir, Allah’ın izni ile iş yapıyor.

Yapacağı iş için çok küçük bir ip ucu ona yeter;
sızdı mı girdi demektir.

Gitsin demekle hiç gitmez, onu besleyen mikropları defetmek gerekir.

Nasıl besleniyor?

Onun insana girerken en önemli menfezi şehvetlerdir. Bilhassa cinsi şehvetlerimiz, yeme içme düşkünlüğümüz, ona hareket verir.

Bunun için Rabbimiz “zinaya yaklaşmayın” diyor. Zinaya giden yollar ne kadar çoğalırsa o, o kadar iğvasında başarılı olmuş demektir. Bunun için, gözün de elin de zinası var deniyor. Bunun için oburca yemek tenkit ediliyor, oruç emrediliyor.

Sinirli insanlara hayrandır. Onları daha çabuk ve daha kolay batırır.

İnsanlardaki hırs ve haset onun yakıtıdır.

Acelecilik onun karakteridir.

Müslüman bir insan, kadere inandığı halde, cimrilik eder ve fakirlik korkusu ile gözü kararırsa ondan pek hoşlanır.

Körü körüne taassupçuluk ona davetiyedir.

Su-i zan onun kuluçkası olur.

Bid’at reklamcısıdır.

İbadet bile olsa yapılan dengesizlikler, aşırılıklar, onun hesabına çalışır.

“Sonra” sözü, en kutsal sözüdür.

İyi bir şüphecidir. Kuru tenkitten pek memnun olur.

Cehaletten, ayet, hadis bilmemekten ziyadesiyle duygulanır.

Cemaati olmadan yaşayanlar onun elde bir saydığı kimselerdir.

Bir umudu kırık görmesin, peşine düşer.

Din namına yapılan derin tartışmaların düşkünüdür.

Övülmekten hoşlananlar, bir yaptığını bin anlatanlar, sinsi tevazu ifadeleri, uyuşukluk, özür beyancılığı, “ben” eksenli bir anlayış onun telkinlerindendir…

Nasıl çalışıyor?

Ambalajcıdır: Aynı günahı, herkes için farklı ambalajlarda verir. Kimi zaman haramı bir ibadet havasına bile büründürebilir.

Reklamcıdır: Kötülüklerin kısa bir zamanda basit bir vakıa gibi konuşulduğunu, dün suç sayılan şeylerin bugün sayılmadığını görebilirsin.

İyilikler sonra, çirkinlikler hemen parolası ile iş yapar.

Aileye pek düşkündür: Ailenin işini bitirdi mi, gerisini asistanlarına havale edebilir.

Pek yenilikçidir: Hele ibadette, ne uydurulursa ona destekçi olur.

Sabırlıdır: Buğday hacmi kadar bir iş için bir asır bekler.

Dedikoducu ve laf taşıyıcısıdır.

İşini aracılara gördürmeyi daha yararlı bulur: Bu nedenle de, pek çok insan bilerek veya bilmeden onun ekmeğine yağ sürerler.

Nasıl korunacağız?

1- Onu tanıyarak: Onu ve bizi yaratan, ilk olaydan kıyamete kadar olan süreci bize anlatıyor. Ondan Rabbimize sığınmasını bileceğiz.

2- O, neyi yapmak istiyorsa aksini yapacağız. Eğer o, sabah namazını kılmamamız için bizi gece yarısına kadar oturtmaya çalışıyorsa, biz aksini yapacağız. Cimriliği teşvik ediyorsa sadaka vereceğiz. Bizi büyük bir bataklığa saplarken, küçücük bir aracı kullanacağını unutmayacağız. Günahlara götüren şeyler, o günahın ta kendisidir.

3- Onun dostlarını –onun hedeflerini tahakkuk ettiren kim ise onun adamıdır- onun gibi kabul edip muamele edeceğiz.

4- Tembellik yapmayacağız. Oturmaya yarar ne varsa onu kaldıracağız. Hem dünyamız ve de ahıretimiz için aralıksız, bıkmadan usanmadan çalışacağız. O, aslında Allah’ın dinini kaldırmaya çalışıyor. Biz de yaymaya çalışacağız.

5- Evlerimizi koruma altına alacağız: Onun mikrobunu taşıyanları dezenfekte etmeden evimize sokmayacağız. Onun ağzı ile yazılmış bir satır yazıdan bir aile toplantısına kadar ne varsa kapı dışı tutacağız.

Evlerimizde her ay bir defa BAKARA suresini okuyacağız.

Sevgili Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurdular ki: “Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz. Şüphesiz şeytan BAKARA suresi okunan evden kaçar.”(Müslim, Tirmizi)

6- Sabah namazı kılınmayan gün onun günüdür. Sabah namazına dikkat! Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Şeytan namaza kalkmayanın kulağına işer.” (Buhari, Müslim, Nesai)

7- Ezan sesi duyulmayan yerden ev ve iş yeri tutmayacağız. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz diyor ki: “Şeytan ezan sesinden kaçar, sonra gelir. Kamet sesini duyunca yine kaçar.” (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesai)

8- Esnememeye çalışalım. Şeytan esneyene güler. (Buhari)

9- Çarşı-pazarlara dikkat edeceğiz. İhtiyacımız dışında oralarda durmayacağız. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, şeytanın yumurtalarını çarşı-pazarlara bıraktığını bildiriyor. (Müslim)

10- Yalnız yolculuk çok tehlikelidir. Tek başına yola çıkanı şeytan rahat bırakmaz. (Ebu Davud, Tirmizi)

11- Ayete’l-Kürsi ve Muavvizeteyn’i (Falak ve Nas sureleri) çokça tekrar edeceğiz. Sürekli Allah’ı zikreden bir dilimiz olacak.

12- İnsanların, cemaatlerin bozulmuşluğuna bakıp, davamızdan soğumayacağız. Kimse yoksa ben varım demeliyiz.

Tabiinden Nuaym İbnu Hammad diyor ki:

“Cemaat Allah’a kulluk edenlerdir. Eğer cemaat bozulursa sen, cemaatin bozulmasından önceki halini yaşa. Tek kalırsan o zaman cemaat sensin zaten.”

13- Besmelesiz yemek yemeyeceğiz, yedirmeyeceğiz. Sol elle yemeyeceğiz. Çünkü şeytan sol eli ile yer. (Müslim.)

Şu hadis-i şerifi de hiç unutmayacağız:

Huzeyfe radıyallahu anh şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte yemek yiyeceğimiz zaman, o, yemeğe dokunmadan elimizi yemeğe sürmezdik. Yine bir gün onunla birlikte yemek yiyecektik.

Derken küçük bir kız çocuğu geldi. Sanki biri onu arkasından itiyormuş gibiydi. Hemen elini yemeğe uzattı; fakat Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem elini tuttu. Daha sonra bir bedevi geldi; o da arkasından itiliyormuş gibiydi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onun da elini tuttu ve sonra şöyle buyurdu:

“Şeytan besmele çekilmeden başlanan bir yemeğe katılmayı pek arzu eder. O, şu yemeğe katılmak için bu kızcağızı getirdi. Fakat ben elini tuttum. Bu bedevi sayesinde yemeğe katılmak için onu alıp getirdi; onun da elini tuttum.

Nefsimi kudretiyle elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki, şeytanın eli, onların eliyle birlikte avucumdaydı.”

Sonra Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem besmele çekip yemeğe başladı.(Müslim, Ebu Davud)

Müminlerin annesi Safiye Binti Huyey radıyallahu anha diyor ki:

Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem itikâfa girmişti. Bir gece onu ziyarete gidip konuştum. Sonra eve dönmek üzere kalktığım zaman o da beni evime götürmek üzere kalktı.

Bu sırada ensardan iki kişi –Allah onlardan razı olsun- bizimle karşılaştı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i görünce oradan çabucak uzaklaşmak istediler. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:

“Biraz yavaş olun. Yanımdaki Safiye Binti Huyey’dir” dedi. Onlar:

Elçisinin uygunsuz bir davranışta bulunmasından Allah’ı tenzih ederiz, Ya Resulellah!” Deyince de:

“Şeytan insanın vücudunda kan gibi dolaşır, onun sizin kalbinize bir kötülük –veya bir şüphe- atmasından korktum” buyurdu. (Buhari, Müslim, Ebu Davud, İbni Mace)

Düşünün ki kurbanlar şeytanın bile bir çalışma metodu varken neden bizlerin kulluğumuzu yerine gatirmekte metodlarımız olmasın?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: