EY ORUÇ! TUT BENi!

Eylül 17, 2007 Tarihinde usluu Tarafından yayımlandı

0326wo9.jpg

Ramazan rehberı 2007
Ey Oruç! Tut Beni

Kaba ve bilinen bir örnektir. Bir eşeği akşama dek otsuz ve susuz bir köşeye bağlarsanız; şekilsel olarak o da oruç tutmuş olur.

Önemli olan aç kalmak değil. Önemli olan oruç tutmak da değil. Önemli olan, orucun bizi tutması!

“Bir kez gönül yıktın ise / o kıldığın namaz değil” der ya Yunus Emre; Ramazan ayının ve Oruç ibadetinin bize önerdiği şey de tam olarak budur bana kalırsa: Gönül yıkmamak. Böylelikle tuttuğumuz “şey”in oruç olmasını sağlamak.

Orucun, kişiye öğretmesi gereken en önemli unsurlar “tahammül”, “sabır” ve “yoksunluğa alışma” kavramlarıdır. Biz, sahurdan iftara yemekten, içmekten ve cinsellikten uzak durarak tahammül etmeyi, sabretmeyi ve yokluğa-yoksunluğa alışmayı öğreniriz/öğrenmeliyiz.

Kurban ibadetini tanımlayan ayetlerden birinde “kestiğiniz kurbanların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşacak değildir. Allah’a ancak takvanız ulaşır” denilmektedir.

Yukarıdaki ayetin evrensel mesajı, sadece kurban için değil, tüm ibadetler için geçerlidir. Verdiğimiz sadakanın banknotları değil, sadaka verdiğimiz için ortaya çıkacak iyilik ilgilendirmektedir Alemlerin Rabbini. Oruçta da öyledir. Aslolan aç kalmak değil, aç kalarak öğrenilecek kavramlardır.

Meseleyi şuradan devam ettirmek istiyorum. Her Ramazan’da, özellikle büyük şehirlerde yaşanan bir sosyolojik durum var. Bu sosyolojik durumu, aslında Ramazanla pek ilgisi olmayacağını düşündüğümüz (bu da Türkiye’deki bir algı sorunundan kaynaklanıyor elbette; ama bambaşka bir yazı konusu olduğundan geçiyorum) bir mizah dergisindeki küçücük bir köşe, harika özetliyor. Leman dergisinde Mehmet Çağçağ, “11 Ayın Sultanı, Hoşgeldin Ramazan” diyerek Ramazan’ı selamladıktan sonra “İyi İnsan Kimdir” diye soruyor ve şöyle cevaplandırıyor: “Ramazan geldiğinde içki içmeyen, kavga etmeyen, oruçluyum diye kibirlenip sinirlenmeyen, iftar çadırlarında beleş diye tabaklardan kule yapmayan, trafikte iftara yetişeceğim diye kendini Kimi Raikonen sanmayan, taksici esnafına bol bahşiş veren.”

Etrafınıza bakın. Oruç tuttuğu halde orucun gerektirdiği üst düzey sabrı göstermeyen pek çok insanla karşılaşacaksınız. Tahammülsüzlükleri ve sabırsızlıkları için sığınacak mazeretleri ise zaten hazır: “Oruçluyum.” Yani, tahammülü ve sabrı öğreneceğimiz ibadet için bizatihi o ibadeti mazeret gösteriyoruz. Olmuyor.

Halbuki, Resulullah (s.a.v), “biri Ramazan’da size bulaşırsa siz ‘oruçluyum, oruçluyum’ deyiniz” buyuruyor. Yani, bırakın birine bulaşmayı, oruçluyken biri bize bulaşsa bile tahammül göstermek durumundayız.

Evet, özellikle büyük şehirlerde iftara eve ulaşmak için çabalarken felaket bir trafikle karşı karşıya kalıyoruz. Doğru. Hem çalışıp hem oruç tutarken zorlanıyoruz. Bu da doğru. Oruçsuzken gayet normal tepkiler verdiğimiz durumlara oruçlu iken aşırı tepki verebiliyoruz. Burası da doğru. Ancak, orucun insana sağlaması gereken “sabır” duygusunu asla gözden çıkarmamamız gerekiyor bu durumlarda.

Trafikte, önümüzdeki araba birdenbire durabilir. Olsun. Oruçluyuz. Sabır edeceğiz.
Ofiste, amiriniz sizi haşlayabilir. Olsun, tahammül göstereceğiz.
Sokakta biri, sizin gözünüzde tüten; akşam olsa da bir tane yaksam diye içinizden geçirdiğiniz sigarayı yüzünüze üfleyebilir bilmeden. Olsun, yokluğa alışacağız.

Yeri gelmişken bir çıkma daha yapalım. Elbette oruç, bir “katlanma” biçimidir ve iftar da orucun mükafatıdır. Ve elbette iftar sofralarımıza, her zamanki sofralarımızdan daha çok özen göstermemiz normaldir. Ancak burada çok önemli iki kavram girer devreye: “İsraf etmemek” ve “başkalarıyla paylaşmak.”

Biz, evimizde en güzel yemekleri yerken; hatta yemekten artanları çöpe dökerken hemen yanı başımızda bir Ramazan pidesi alamayan insanların olduğunu/olabileceğini bir an olsun aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor.

Bu mübarek ay, bize ve bütün inananlara hayır getirsin. Sabrı, tahammülü, yokluğa alışmayı, israf etmemeyi ve başkalarıyla paylaşma duygusunu öğretsin.

09.10.2005 Milli Gazete

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: