Safer Ayı

Şubat 18, 2008 Tarihinde usluu Tarafından yayımlandı
BELALARIN 1. KAT SEMAYA ÝNDÝÐÝ AY”SAFER AYI”

(Efendimiz SAV bu ayda ölüm hastalýðýna tutulmuþtur)

Safer ayýnda Levhi Mahfuz’dan birinci kat semaya 320.000 bela inmektedir. Bu belalar ve kazalar sene içine yayýlmaktadýr. Bir dahaki safer ayýna kadar bu 320.000 beladan birinin size isabet etmesinden korunmak isterseniz, aþaðýda tarif edilen namazlarý kýlýnýz, tesbihatlarý yapýnýz. Aile efradýnýza ve çevrenize de tavsiye ediniz. Bu namazlarý kýlanlarýn, bir dahaki sene ayný güne kadar (üzerine kat’i yazýlmýþ yani ALLAH’ýn Teâlâ’nýn C.C., senin üzerinde gerçekleþmesine kesin hüküm verdiði kazalar müstesna) kazalardan korunacaðý rivayeti vardýr.

Safer ayýnýn ilk ve son çarþamba gününün gecesinde, yani salý gecesi kýlýnacak namazdýr;
(ÝSLÂM’da gece günden önce gelir. Yani Cuma günü, Perþembe Günü akþam ezaný okunduðunda giriyor)
1 Rekât : Fatiha’dan Sonra ; 17 Kevser Sûresi
2 Rekât : Fatiha’dan Sonda; 5 Ýhlâs Sûresi
3 Rekât : Fatiha’dan Sonra ; 1 Felâk Sûresi
4 Rekât : Fatiha’dan Sonra ; 1 Nâs Sûresi

Safer ayýnýn ilk ve son çarþamba günü, öðlen ve ikindi namazý arasýnda kýlýnacak namazdýr;
1 Rekât : Fatiha’dan Sonra ; 11 Ýhlâs Sûresi
2 Rekât : Fatiha’dan Sonda; 11 Ýhlâs Sûresi
Bu namazdan sonra 100 kere “Yâ dâfia’l-belâyâ, idfâ anna’l-belâyâ, fallâhü hayrun hâfizan ve hüve Erhâmü’r-Râhimin, inneke alâ külli þey’in kadir” okunmalý ve dua edilmelidir.


Yine Korunmak için;
Ayet-el Kûrsi:
Evden çýkarken ve eve girerken Ayet-el Kûrsi okunmalýdýr: Evden çýkarken okuyan her iþinde muvaffak olur ve hayýrlý iþleri baþarýr. Evine gelince okursan iki Ayet-el Kûrsi arasýndaki iþlerin hayýrlý olur ve fakirliðin önlenir. Bir kimse evinden çýkarken Ayet-el Kûrsi’yi okursa, Hakk Teâlâ yetmiþ Meleðe emreder, o kimse evine gelinceye kadar ona dua ile istiðfar ederler.

Evden çýkarken üç kere: “BÝSMÝLLAHÝ HASBÝYALLAHÝ LAÝLAHE ÝLLA HÛ ALEYHÝ TEVEKKELTÜ VE HÜVE RABBÝL ARÞÝL AZÝYM” söylenmelidir.

Safer ayýnda her gün mutlaka 100 kere “LA HÂVLE VELÂ KUVVETE ÝLLA BÝLLAHÝL ALÝYYÝL AZÝYM” denilmelidir. Günde 100 kere söyleyenden, en hafifi fakirlik olmak üzere 70 çeþit bela, musibet kaldýrýlýr.

Ayrýca yine safer ayýnda (ve her zaman) her gün mutlaka günde 100 kere salâvat getirmek lazýmdýr. salâvat çok bela ve musibetleri çevirir, dünya ve Ahirette kurtuluþuna sebep olur. En EFDÂL Salâvat’ý Þerife: “ELLAHÜMME sâlli âla seyyidina Muhammedin ve ve âla âlihi ve sahbihi efdâle salevatike ve adade me’lumatike ve bârik ve sellim”

ALLAH’u Teâlâ’yý devamlý zikretmek lazýmdýr. Zira ALLAH’u Teâlâ’yý zikretmek en büyük ibadettir, belalarý musibetleri çevirir. En efdal zikir “LA ÝLAHE ÝLLALLAH” dýr.

Enes bin Mâlik’e RA Peygamberimizin SAV öðrettiði çok tesirli bir dua:
Bu duayý sabah (mümkünse güneþ doðmadan) 3 kere ve akþam güneþ battýktan hemen sonra okuyan, korkmaya tek layýk olan yalnýz ALLAH’tan C.C. korksun . Baþta zalim devlet baþkaný , þeytan, cin ve insanlarýn þerrinden, büyü ve efsunlardan hiçbiri ALLAH’ýn C.C. izniyle hiçbir þekilde zarar veremez. Hz Osman’dan RA bildirildiðine göre ani belalardanda korunur. Ayrýca Zehir verilse tesir etmez ALLAH’ýn izniyle(hergün okumak lazýmdýr):
“Bismillahillezi Lâ Yedurrü meâs mihi þey-ün fil-erdi ve lâ fissemai ve hüves semiül âliym”

KUÞLUK NAMAZI VE KORUNMA (iki,dört,altý,sekiz yada oniki rekât kýlýnabilir):
-“Her gün, sizin her bir mafsalýnýz için bir sadaka terettüp etmektedir. Her tesbih bir sadakadýr. Her tahmîd bir sadakadýr, her bir tehlîl bir sadakadýr. Emr-i bi’l-ma’ruf bir sadakadýr. Nehy-i ani’l-münker de bir sadakadýr. Bütün bunlara, kiþinin kuþlukta kýlacaðý iki rek’at namaz kâfi gelir.” Hadis-i Þerif / Müslim, Müsâfirîn 84, (720); Ebu Dâvud, Salât 301, (1286).

-“Ýnsanda üçyüzaltmýþ mafsal vardýr. Her bir maf sal için bir sadakada bulunmasý gerekir. Mescidde topraða gömeceði bir balgam, yoldan bertaraf edeceði, bir engel… Bunlarý bulamazsa, kuþluk vakti kýlacaðý iki rek’at namaz!” Hadis-i Þerif / Ebu Dâvud, Edeb 172; (5242).

-ALLAH Teâlâ hazretleri buyurdu ki: “Ey Ademoðlu! Günün evvelinde benim için dört rek’at namaz kýl, ben de sana günün sonunu garantileyeyim. ” Hadis-i Þerif / Tirmizî, Salât 346, (475).

-“Kim kuþluðun bir çift (namaz)ýna devam ederse, deniz köpüðü kadar çok da olsa, ALLAH günahlarýný affeder.” Hadis-i Þerif / Tirmizî, Salât 346, (476). (Sadaka Cehennem ateþine perdedir.)

Çok önemli not: Safer ayýnda inen belalardan ve musibetlerden korunmak için daha fazla tesbihat için aþaðýdaki link’i týklayýnýz. Bu sayfada yazanlarý dikkatle okuyun,amel edin. Ailenize, sevdiklerinize ve çevrenizdekilere onlarý birazcýk düþünüyorsanýz mutlaka okuyun ve okutun!

Cennet’in anahtarlarý ve Koruma Dualarý!

Soru: Safer ayına girmiş bulunuyoruz. Safer ayı, bazı felâketlerin sıklaştığı bir zaman dilimi, binaenaleyh uğursuz bir ay olduğu söyleniyor. Bu hususta bir açıklama yapar mısınız?

Cevab: Bismillâhirrahmânirrahîm.

Safer, kameri ayların ikincisinin adıdır. Resmi vesikalarla hususî mektuplarda ve takvimlerde “Saferu’l-hayr” şeklinde yazılır ve (s) rumuzuyla gösterilirdi. Bilindiği gibi kamer (ay)ın doğuş ve batışına tabi olan ay hesabına “kamerî aylar” denilmektedir ki şunlardır: Muharrem, Safer, Rebîu’l-evvel, Rebîu’l-ahir, Cemaziye’l-evvel, Cemaziye’l-ahir, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce. Bu hususta Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:

Hakikatte ayların sayısı ALLAH katında, ALLAH’ın kitabında -ta gökler ve yeri yarattığı günden beri- on iki aydır. Onlardan dördü haram olanlardır. İşte bu, en doğru hesaptır. O halde bilhassa bunlarda, o haram aylarda nefislerinize zulmetmeyin. Bununla beraber müşrikler sizinle nasıl topyekûn harb ederlerse, siz de onlarla topyekûn harb ediniz. Bilin ki ALLAH, haramlardan, fenalıklardan sakınanlarla beraberdir.” (Tevbe Sûresi: 36)

Ebû Bekre (R.A.)den rivayete göre, Veda haccında okuduğu hutbesinde:

Takvim düzeni açısından zaman, ALLAH’ın gökleri ve yeri yarattığı gündeki ilk durumuna dönmüştür. Artık sene on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Ve üçü peşi peşinedir ki, Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir. Bir de Cemaziye’l-âhir ile Şaban arasında yer alan Müdar’in Receb’idir.” (Buhari, Tefsir (9) 8, Bed’ül’l-Halk: 2, Megazi: 77, Edahi: 5, Tevhid: 24, Müslim, Kasame: 29, Ebu Davud, Menasik: 67, Ahmet b. Hanbel, 4/37,73) buyuran Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz haram ayların: “Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb” ayları olduğunu belirtmiştir. Araplar daha İslâmiyet gelmeden önce Haram ay denilen bu ayları kutsal tanır ve bu aylarda savaştan, yağmacılıktan kaçınırlardı.

Çünkü müşrik de olsalar, inanç ve yaşantılarında “Hak Din”den kalıntılar vardı. Haram aylara hürmet, Kâbe’yi tavaf etmek ve hac yapmak gibi. Tabii bütün bunlar da tahrif edilerek, aslından uzaklaştırarak yapıyorlardı. Aslında bütün batıl dinler, hep “Hak Din”den uzaklaşma neticesinde oluşmuşlardır. Hiçbir batıl din, birileri tarafından kurulmamıştır. Bu bakımdan dinimizi, olduğu gibi dosdoğru öğrenmek ve yaşamak mecburiyetindeyiz.

Araplar her yıl kendi adetlerine göre gelip hacceder, ALLAH’a iman ile putlara tapmayı birbirine karıştırıp içinden çıkılmaz garip bir inanç sistemi meydana getirirlerdi. Ama her şeye rağmen mal ve can güvenliği yoktu. Mekke’ye hac mevsiminde gelebilmek bile başlı başına bir problem idi. O yüzden kabile reisleri hac aylarından olan Zilkade ile Zilhicce’de bir de onu izleyen Muharrem’de savaşmayı kaldırırlar ve bu ayları hürmetli sayıp kesinlikle uyulmasında ısrarla dururlardı. Böylece uzak yerlerden hac için gelenler bu üç ayda hem ibadetlerini yerine getirirler, hem de güven içinde evlerine dönme imkanı bulurlardı.


Cahiliyye devrinde, birbiri ile çarpışmaya ve talana alışmış olan Araplara fasılasız üç ay güvenlik ve sulh içinde yaşamak çok ağır geliyordu. Onun için Hz. İbrahim (A.S.) ve Hz. İsmail (A.S.)dan beri devam ede gelen bu tertibi canlarının istediği gibi bozmaya, mesela Muharrem ayındaki haramlığı Safer ayına çevirmeye, diğer haram ayları da ileri geri götürmeye başladılar ve hadis-i şeriflerde de belirtildiği üzere:

Muharrem ayını Safer diye isimlendirerek”, (Bak. Buhari, Hacc: 34, Menakıbu’l-ensar: 26, Müslim, Hacc: 198, Ebu Davud, hacc: 80) Muharrem’i haram ayı olmaktan çıkarıyorlar, haram ayındaki yasakları işliyorlardı. Böylece, Muharrem’in haramlığını Safer ayına tehir ediyorlardı. Maksatları ardarda gelen üç haram ayı ikiye indirmek, üçüncüyü bir ay geriye bırakmaktı. Çünkü üç ay üst üste, savaşmak, yağmalamak ve öldürmek gibi alışkanlıklardan uzak kalmak onlara zor geliyordu. Cenâb-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de:

Haram ayları ertelemek, sadece kâfirlikte ileri gitmektir. Çünkü onunla, kâfir olanlar saptırılır. ALLAH’ın haram kıldığının sayısını bozmak ve O’nun haram kıldığını helal kılmak için haram ayını bir yıl helal sayarlar, bir yıl da haram sayarlar. Böylece onların kötü işleri kendilerine güzel gösterilmiştir. ALLAH kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.” (Tevbe Sûresi: 37) buyurarak, onların bu nesi’ tatbikatlarını “küfürde artış” olarak değerlendirmiştir.

Bu hal hicretin 10. yılına kadar devam etti. Veda Haccında Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz ayların o sene tam yerini bulduğunu açıkladı.

Binaenaleyh, Safer ayının uğursuzluğu hakkında söylenenlerin asıl menşei işte bu cahiliyye devri davranışlarıdır. Öyle ya! Bir adamın yurdunda ve ailesi yanında rahatça oturmasını ve dağda, bayırda serbestçe gezip-dolaşmasını değiştiren, şehirlileri gurbete çıkarıp bedevilerden bir kısmını savaşa gönderen, bir kısmını da sakınmaya, korunmaya, korkmaya mecbur eden bir ay; uğursuz sayılmaz da ne yapılır? İşte Arabistan çöllerinde meydana gelen bu hadiseler, Safer ayının “Saferu’l-hayr” diye vasıflandırılmasına rağmen uğursuz sayılmasına sebep olmuştur. (Geniş bilgi için bak. Mehmet Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, 3/89-90)

Safer; ayrıca cahiliyye devri arablarının inandığı bir uğursuzluk çeşididir. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz bunu reddetmiştir. Ebû Hureyre (R.A.)den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:

Hastalığın, sahibinden bir başkasına kendi kendine sirâyeti yoktur, eşyâda uğursuzluk yoktur. Ükey ve baykuş ötmesinin te’sîri ve kötülüğü de yoktur. Safer ayında uğursuzluk yoktur. Bunlar Cahiliyet hurâfeleridir. Fakat ey mü’min! Sen cüzzâmlıdan, arslandan kaçar gibi kaç!” buyurdu. (Buhari, Tıp: 19)

Hadis-i şerifte geçen “Safer” iki şekilde te’vil edilmiştir. Birinci te’vile göre bundan maksat: “Safer ayı”dır. Yukarıda da izah edildiği gibi, Cahiliyyet devrinde Araplar Nesi’ usûlüne göre, Muharrem ayının haram ay oluşunu Safer’e naklederlerdi. Ve bu sûretle Safer, haram aylardan sayılırdı. Resûlü Ekrem (S.A.V.) Efendimiz bunu da men edip: “Artık Safer ayı için hürmet yoktur!” Buyurmuştur.


Asr-ı Saâdet’ten zamanımıza kadar devam edip gelen halk inanışına göre, bu ayda akdedilen nikahı devamsız sayarlar. Hatta halk arasında bu aya boş ayı derler. Çünkü “Safer” lûgatta boş demektir. Dilimizdeki Sıfır kelimesi de buradan gelir. Araplar bu ayda birbirlerine yağmada bulunurlar ve evlerini eşyadan hâli ve boş (Safer) bırakırlardı. Bu sebeple yağma ayına Safer denmiştir. İşte bu hadis-i şerif ile, Safer ayının uğursuz kabul edilmesi men olunmuştur. Çünkü Safer ayının diğer aylardan hiçbir farkı yoktur. Diğer aylar zamanın bir dilimi olduğu gibi Safer ayı da zamanın bir dilimidir. Bu batıl akide cahil halk arasında yaşamakta ve Safer ayında nikah yapmanın uğursuzluk getireceğine inanılmaktadır. Bu batıl inancı yıkmak için İslâm alimleri mücadele etmişler, hatta pek çok alim özellikle bu ayda nikah kıymışlardır. Buharî’nin bir rivayetine göre, Hz. Âişe (R.Anha) validemiz: Benim nikahım da, zifâfım da Safer ayında idi, buyurduklarına göre, Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendimiz bu hurâfevi fikrin izâlesine fiilen de çalışmıştır.7 Bu bakımdan safer ayında evlenilmez, yoksa devam etmez; safer ayında doğan çocuklar uğursuz olur v.b. inanışlar tamamen batıldır, hurafedir.

İmam Malik’e, hadis-i şerifte geçen: “La safere” sözünün manası soruldu da: Cahiliye halkı Safer ayını helâl aylardan sayarlardı. Sonradan onu bir sene helâl, bir sene de haram saymaya başladılar. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz de onların bu âdetini kaldırmak için: “Böyle bir sene helâl, bir sene de haram sayılan bir Safer ayı yoktur” buyurdu, cevabını verdi. (Ebu Davud, Tıp: 24, No:3914)

İkinci te’vile göre Safer karında yaşayan bir takım kurtlardır. Câhiliyet devri itikatlarından biri de budur. Araplar karın boşluğunda yılana benzeyen bir hayvanın yaşadığına, insan acıktığı zaman o hayvanın heyecanlanıp, çok defa sahibini ısırıp öldürdüğüne inanırlardı. Hatta bunu uyuz hastalığından daha bulaşıcı sayarlardı. Bunun, insan veya havyan karnında bulunup, bulaşıcı bir hastalık olduğuna da inanırlardı.

Cahiliyyet devrinde bulaşıcı hastalıkların ilâhî bir te’sîre tâbi olmaksızın bizâtihi, yani kendi kendilerine sirâyet edip geçtiklerine inanılırdı. Halbuki her şeyde hakîkî müessir, ALLAH’ın irâdesidir. Bu irâde de hastalıkların geçmesinde bir takım sebepleri vasıta kılar. Bunlardan biri, hasta olan kimselerle temâstır. Hadisteki “Cüzâmlıdan kaç!” emri, hastalığın başkasına geçme sebeplerinden birini en açık şekilde belirtmiştir.

İşte Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz, “Yok” diye buyurmakla her iki manaya gelen Safer’in batıl ve asılsız olduğunu belirtmektedir. Hadis-i şerifte işaret buyrulan cahiliyye devrinin diğer batıl inançlarından bazıları:

a- Tıyere: Bir yolcunun sefere çıktığı sırada önünden bir kuşun uçması uğursuzluk sayılırdı ve böyle bir durumla karşılaşan yolcu yolculuğundan vaz geçerdi.

b- Hâme: Hâme, baykuştur. Bu kuşun bir evin üzerine konup da ötmesinin uğursuzluk getireceğine inanılırdı. Bugün bile cahil halk arasında böyle bir endişe vardır.

c- GûI: Cahiliyye Araplarının inancına göre Gûl, tenha ve ıssız çöllerde insana değişik suretlerde görünerek yolunu şaşırtır, sonunda onu helâk eder. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz bunların aslının olmadığını, cehalet devri Araplarının batıl inançları arasında yer aldığını bildirmiş ve bunlara itibar edilmemesini öğütlemiştir.Safer ayı
Mehmet Talü 26.02.2007
Kaynak: İtibar-Haber


About these ads

Safer Ayı” üzerinde bir yorum

  • Bir Cevap Yazın

    Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

    WordPress.com Logosu

    WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Twitter resmi

    Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Facebook fotoğrafı

    Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Google+ fotoğrafı

    Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Connecting to %s

    Takip Et

    Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

    Diğer 91 takipçiye katılın

    %d blogcu bunu beğendi: